Atatürk AKUT 20. Yıl
BAĞIŞ VE DESTEKLERİNİZ
- Mobil Ödeme
- SMS (2930)
- Banka Hesap Numaralarımız
- Diğer
AKUT'UN SPONSORLARI

AKUT'TAN MURAT BARDAKÇI'YA CANLI YAYIN DAVETİ VE AÇIK MEKTUP


9 Nisan 2014 Çarşamba 19:06

Murat Bardakçı’nın bugün Habertürk gazetesinde ve internet sayfasında kaleme aldığı, AKUT VE ZAVALLILIK başlıklı yazısıyla ilgili olarak, yazının içindeki çok önemli maddi ve bilimsel hataları düzeltmek ve Türk kamuoyunu, arama kurtarmanın en temel ve evrensel ilkeleri hakkında doğru bilgilendirmek adına, tüm bu konuları konuşmak – tartışmak amacıyla canlı yayına davet ediyoruz.

Canlı yayına dilediğiniz herkesi davet edebilirsiniz. Canlı yayına AKUT adına, AKUT kurucularından ikisi, Ali Nasuh Mahruki ve Memet Tanrısever katılacaktır. 

MEKTUP...

Murat Bey merhaba,

Sizi, bu konuda sizin gibi düşünen uygun gördüğünüz herkesi, sizin istediğiniz bir kanalda ve istediğiniz bir saatte canlı yayında bu konuları konuşmaya, tartışmaya ve hep birlikte kamuoyunu doğru bilgilendirmeye davet ediyoruz. Söz konusu canlı yayına AKUT’un iki kurucusu olarak ben Nasuh Mahruki ve Memet Tanrısever birlikte katılacağız ve tüm sorularınıza, hatta seyircilerden de soru alabilirsiniz, kamuoyunun önünde canlı yayında cevap vermek istiyoruz.

Bu tür acil durumlar ve olaylarla ilgili kamuoyunun doğru bilgilere sahip olmasını, hem kazazede ve kayıp kişilerin daha fazla zarara uğramaması, ailelerinin korunması ve toplumun bu tür olaylarda doğru yerde durması adına çok önemsiyoruz. Arama kurtarma, afetler ve acil durumlarla ilgili konularda kamuoyunda yanlış bir beklenti yaratmanın ve yanlış bir algı oluşturmanın benzeri başka olaylarda, çok daha derin sorunlara hatta çatışmalara yol açabileceğinden ve arama kurtarma ekiplerini işlerini yapamaz hale getirebileceğinden, bunun sonucunda da kurtarılabilecek durumda olan kayıp ve kazazedelerin zarar görebileceğinden endişe ediyoruz. Yanlış bildiğiniz dolayısıyla da yanlış yorum yaptığınız Pamir Dikdik olayı üzerinden, AKUT olarak sizinle bu konuları ve daha fazlasını, medyanın kamuoyunu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek sorumluluğu gereği canlı yayında tartışmak ve doğrusu hakkında, sizin aracılığınızla, ilgili olan herkesi bilgilendirmek istiyoruz.

Aşağıda, gazete ve internet sitenizdeki yazınızla ilgili görüşlerimize dair detayları bulabilirsiniz.

(http://www.medyatakip.com/medya_sistem/yb_kupurgoster.php?gnosif=hHQgkGQ2KrCyiWrs7lTWbA..&mnosif=qYLvzoWDXJ0.&st=2)

Çok farklı konu içerebilecek olan bu kısa mektubun ilk maddesi, ‘yanlış anlama’ olduğuna inandığımız bir konunun düzeltilmesi ile ilgili. Metni dikkatli şekilde inceleyecek olursanız, bir röportaj sırasında kullandığım ‘zavallı bir kitle’ ifadesi HİÇBİR ŞEKİLDE, bizlere Pamir’in kaybolduktan 30 saat sonra bulunmasını soran, AKUT’u eleştiren, ilgili, Pamir’in yaşamını kaybetmesinden üzüntü duyan, arama planlaması ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmayabilecek (herkes bu bilgiye sahip olmak zorunda değil) ancak duyarlı insanlara yönelik değildir. Bu ifade sosyal medya ya da medyada konuyu saptıran kişilerle ilgili olarak kullanılmıştır.

    • Röportajla ilgili metin ve bağlantısı aşağıda yer almaktadır.
      Soru: Sosyal medyada konu amacından saptırıldı ve politik kutuplaşma malzemesi haline geldi.
      ...‘Çocuğun annesinin Alevi olduğunu söyleyenler, “İkinci bir Gezi mi çıkarmaya çalışıyorsunuz”, “3. Köprünün arazisine kasten giriyorsunuz” diyenler… Bunları söylemek için ahlaki sınırları aşmak yetmez akıl hastası da olmak gerekir. Tüm devlet, askerler, STK’lar orada ama işin faturasını Nasuh Mahruki’ye ve AKUT’a çıkarmaya çalışan zavallı bir kitle var.’... Bağlantı: http://www.medyatakip.com/medya_sistem/yb_kupurgoster.php?gnosif=m5tDt6HT3DJZW7oc__4PVw..&mnosif=qYLvzoWDXJ0.&st=2&devam=1
    • Yukarıda verilen örneklere ek olarak bu mektubun sonunda verilen ekran görüntüleri aracılığıyla; arama çalışmaları sırasında ve sonrasında bazı provokatör sosyal medya kullanıcılarının AKUT ve Nasuh Mahruki hakkında neler yazdıklarını görebilirsiniz.

Bu veriler ışığında; röportaj sırasında kullanılan ‘zavallı bir kitle’ ifadesinin kimlere yönelik olduğunu ifade edebildiğimi düşünüyorum. Siz de dahil olmak üzere, yukarıda tasvir etmeye çalıştığım ‘Pamir’in kaybolduktan 30 saat sonra bulunmasını soran, AKUT’u eleştiren, ilgili, Pamir’in yaşamını kaybetmesinden üzüntü duyan, arama planlaması ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmayabilecek ve duyarlı hiç kimsenin’ bu ifadeyi üzerine alınmaması gerekir. Ayrıca bu insanların, ifade kendilerine söylenmiş gibi yanıltılmamaları da gerekir.

AKUT her zaman eleştiriye açık ve yaşananlardan ders almasını bilen bir kurum olarak Türkiye’nin tarihinde yerini almıştır, herkes görüşünde serbesttir, bizleri ve çabalarımızı beğenmeme hakkınız da vardır. Ancak, yazınızda bu ifadenin, AKUT’u eleştirenler için söylenmiş olduğunu ifade etmeniz, düşüncemize göre kamuyu hatalı bilgilendirmenin yanı sıra her anlamda hatalı olmuştur. Bu durumun bir yanlış anlamadan kaynaklı olduğunu umuyor ve düzeltmenizi talep ediyoruz.

2. Pamir’in kaybolmasının 30 saat sonra bulunması ile ilgili olarak;

Öncelikle; yapılan çalışmalar ile genel anlamda bilgi vermeye gayret ettiğimiz ve 7 Nisan 2014 tarihinde yayınladığımız ve http://www.akut.org.tr/basin-bulteni/132/pamir-dikdik-operasyonu-hakkinda-bilgilendirme bağlantıından inceleyebileceğiniz birinci elden yazılmış bir metnimiz mevcuttur. İncelemenizin yararlı olacağına inandığımız ve burada tekrar etmeyeceğimiz bu metin, arama planlamasının neden yapıldığı şekliyle gerçekleştirildiği hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır (tesadüf eseri, metin içerisinde bir Agatha Christie örneği farklı bir açıdan yer almaktadır). Bu metinde açıklanmaya çalışılan temel konu ise; olayla ilgili edinilen bilgilerin aksi yönde bir belirti taşımaması, Pamir’in geçmişinde uzun mesafe kat ederek daha önce de evinden uzaklaştığı ve istatistiki veriler nedeniyle Pamir’in sağ olabileceğinin ve acil yardıma ihtiyaç duyabileceğinin çalışma sırasında temel kriter olarak ele alınmış olmasıdır. Bu durum; Pamir’in kaybolmasının üzerinden geçen 30. saatte, gelen ihbar sonucu bizim olay yerinde çalışmaya başlamamız sonrasındaki 23. saatte sonuçlanan olayla ilgili şu sonuçları çıkarmıştır.

  • Pamir’in kaybolmasının hemen ardından aile ve bölgedeki insanların yaptığı çalışmalar ile göreve başladığımız sürecin ilk 45. dakikası sonrasında Pamir’in eve yakın hiçbir kuyu ve havuzun kenarından suya düşmek üzere OLMADIĞI veya bu suların üzerinde YÜZMEDİĞİ bilinmektedir. Bu havuz ve kuyulardaki su, altını göstermeyen yeşil yosunlu yapıdadır.
  • Arama çalışmaları sırasında; gerek yerleşim yeri, gerekse doğal alan içinde içine girilebilecek ve yaşam için tehdit oluşturabilecek tüm küçük hacim ve boşluklarda, araç iç ve altlarında OLMADIĞI tespit edilmiştir. Ayrıca çevredeki tüm kuru dere yatakları, dik yar ve yamaçlar ile tüm doğal alanlar olası bir yaralanma/mahsur kalma, korkup saklanma durumuna karşı kontrol edilmiştir.
  • Canlı olmama olasılığı ve havuz ile kuyuların kontrolü konularına özellikle olayın 12. saatinden itibaren ivme kazandırılmış, bu çalışmalar sırasında etrafı açık ve kolaylıkla içinde girilebilir/düşülebilir, eve yakın, sayı olarak onlarla ifade edilebilen havuz ve kuyular birinci öncelikte yer almış, etrafı 2,5 metre yükseklikte çitle kapalı komşu evdeki havuz ikinci öncelikte yer almıştır (Pamir’in bu binaya nasıl girdiğini halen bilmiyoruz). Ancak canlı olmama olasılığını kabul etmeye yaklaştığımız bu ivmelenme öncesinde, olası ipucu elde edebilmek amacıyla bu havuzda kaba bir arama çalışması yapılmış ve bu çalışmadan sonuç alınmamıştır.
  • Kaybolmanın üzerinden geçen 30 saat sonrasında, ne yazık ki Pamir’in cansız olan bedenine ulaşılmıştır.

3. Özür konusu;

Pamir’in canlı olması olasılığını ön planda tutarak, yaşam kurtarabilmek amacıyla, hızla onu bulmak ve yardım ulaştırmak çabası içinde olduğumuz süreç içinde; Pamir’in aile ve sevenlerinin umutları daha uzun sürmüş ve tüm özverilerini koyarak olay yerinde bu çalışmalarda birlikte çalıştığımız resmi ya da gönüllü tüm çalışanlar daha uzun süre çaba sarf etmişlerdir. Tüm samimiyetimizle gerek bu durum, gerekse arama çalışmasının acı sonucu için gerçekten üzgün olduğumuzu belirtmek isterim.

Ancak özür, temel olarak bir hata ya da kabahatle ilgilidir. Bu tür bir görevde gerçek hata, Pamir canlı olmuş olsaydı; ona yardım ulaştırabilecek ve yaşama tutunmasını sağlayacak şekilde arama yapmak yerine, özellikle başlangıçta görece sınırlı olan kaynakların, yalnızca cenaze aramak amacıyla kullanılmış olması durumunda yapılmış olacaktı. Bu nedenle; gerek koordinasyonda resmi kurumlara yardımcı olmaktan ve arazi çalışmalarının bir kısmından sorumlu olan AKUT'un, gerekse arama çalışmasında yer alan diğer kurum çalışan ve gönüllülerinin hata yapmadıklarına inanmaktayım. Gerçekten hata yapılmış olsaydı, tabi ki hem kurumum hem de şahsım adına özür dilerdim, ancak temel olan hiçbir uygulamada, özür dileyecek bir durum olmadığını düşünüyoruz.

4. Son olarak;

Daha çocuk yaşında yaşamını kaybetmesiyle başta ailesi ve sevenleri olmak üzere hepimizi üzüntüye boğan Pamir’in bulunması sonrasında, arama çalışmaları sırasında yapılan çalışmaları ifade edebilmek amacıyla kaleme aldığımız bu ve sitemizde yayınladığımız diğer metin (http://www.akut.org.tr/basin-bulteni/132/pamir-dikdik-operasyonu-hakkinda-bilgilendirme), teknik operasyon raporunun hazırlanması dışında, konuyla ilgili yayınlayacağımız son metinler olacaktır diye düşünüyorum. Ancak bu metinler, yapmaya çalıştığımız şeyleri açıklamaya yetmiyor ya da olası farklı sorularınızı cevaplayamadıysa, doğru iletişimi sağlayabilmek amacıyla başka yöntemler kullanılabilir.

  • Genel olarak çok fazla bilgi sahibi olunmadığına inandığımız ‘arama planlaması’ konusunda kısa bir toplantı, seminer düzenleyebilir ve istemeniz durumunda sizleri de davet edebiliriz.
  • Normal koşullar altında; yalnızca yaşadığı olayı hatırlatmamak amacıyla, kurtardığımız kişilerle dahi olay sonrasında fazla yan yana gelmemeye özen gösterir ve aksi türlüsünü duyarsızlık olarak kabul ederiz. Bu nedenle belli bir olay sonrasında, medya ile bir şekilde yan yana gelmemiz durumunda da, - sıklıkla farklı şeyi tecrübe etmekle birlikte -, olabildiğince olaya özel değil, başkalarının aynı problemleri yaşamaması adına, konuya özel konuşmalar yapmaya çalışırız. Ancak, verdiğimiz yanıtların yeterince açıklayıcı olmadığını düşünmeniz ve kamu ile doğrudan paylaşım sağlamayı arzu etmeniz durumunda, talep edeceğiniz bir yer ve zamanda, canlı yayın süreci içinde konuyu tartışmaya da açığız.

Olasılıkla konu hakkında bilgi eksikliğine bağlı olarak hata yapıldığını düşündüğünüz ve bu duruma bağlı olarak bizleri oldukça keskin bir dil kullanarak eleştirirken, farkına varmadan haksızlık yaptığınıza inandığımız yazınıza ilişkin görüşümüzü yukarıdaki gibi özetleyebilirim.

Sevgilerimle,
Ali Nasuh Mahruki
AKUT Arama ve Kurtarma Derneği Başkanı

 

1. Maddede belirtilen bazı sosyal medya yazılarının ekran görüntüleri aşağıdaki gibidir: