22 Temmuz 2017 Cumartesi 14:11

 

                       

 

Gerçekleştirdiğimiz arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra, uzmanlık alanlarımız dahilinde bilgi paylaşımında bulunmaya devam ediyoruz. AKUT gönüllümüz ile depremi konuştuk. Keyifle okumanızı diliyoruz.

 

DEPREM; ACİL DURUM ÇANTASI; DEPREMİN ÖNCESİ, SIRASI, SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER

Sn. Çiğdem Hanım, öncelikle sizi tanımak isteriz?

Tabii... Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum, editörüm. 2009 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. İstanbul'da yaşıyorum.

 

AKUT'un uzmanlık alanları hakkında bilgi almak isteriz?

Elbette. 1996 yılında kurulan AKUT, öncelikle halk arasında "enkaz arama-kurtarma" olarak bilinen kentsel arama-kurtarma ile dağ ve doğa şartlarında kaybolmuş veya kendi imkânları ile istediği noktaya varamayan kişileri aramaya ve/veya kurtarmaya yönelik olarak, gönüllülük esası ile hizmet verilen bir sivil toplum örgütü. 

Yine göçük, sel, heyelan, yangın, trafik kazası, sualtı arama, kimyasal zehirlenmeler, Acil Durum Yönetimi, ipli sistem kurarak teknik kurtarma, ilk yardım gibi acil yardım gerektiren pek çok konuda uzman bir ekibiz. 

 

Ancak halk sizi deprem ile tanıdı...

Evet, 1998 yılında meydana gelen Adana Ceyhan depremi ile geniş kesimlerce duyulduk. 1999 Marmara depremi ise AKUT markasının dönüm noktası oldu. Beklenmedik büyük felakette 210 gönüllümüz ile 200'ün üstünde vatandaşımızı enkazdan kurtardık, binlerce kişiye ilk yardım hizmeti sunduk, on binlerce vatandaşımızı kazazedelere yardım etmeleri için organize ettik ve ne yazık ki pek çok cenaze çıkardık. 99 depreminde ülke olarak çok büyük bir sınav verdik. 

O depremden sonra AKUT olarak biz de eğitimlerimizi çok daha sistematik hale getirdik, eğitmen arkadaşlarımızı yurt dışına uzman ekiplere eğitime gönderdik, son teknolojileri takip ettik, disiplini ve kişisel güvenliğimizi her şeyin önüne koyarak bugünlere kazasız belasız gelmenin mutluluğuna eriştik.

Bugün gururla söyleyebiliriz ki; AKUT, Kentsel Arama-Kurtarma'da Birleşmiş Milletler'in belirlediği uluslararası standartlara uyum sertifikasyonunu alan ilk Türk ekibi yani %93'ü deprem kuşağında yer alan ülkemizin biricik AKUT'u, kentsel arama-kurtarma'yı tüm dünyanın kabul ettiği uluslararası standartlarda gerçekleştirdiğini kanıtlayan ilk Türk ekibidir. 

 

Peki deprem ile devam edersek, ülkemizin %93'ü deprem kuşağında dediniz. Çiğdem hanım, en basit tanımı ile deprem nedir?

Yer kabuğu içinde kırılmalar nedeniyle ani şekilde meydana gelen titreşimlerin, dalgalar halinde yayılarak yer kabuğunu sarsmasına “Deprem” diyoruz. Bu sarsma, toprak üzerindeki yapıları yıkacak kuvvette olabilir.

Günümüzde depremden korunmak için geliştirilmiş birçok bilimsel ve teknik bilgi mevcut. Bu bilgiler ışığında, depremleri en az hasarla atlatabilmek için, her bir bireyin üzerine düşen sorumluluklar olduğunu; topraklarının %93’ü önemli fay hatları içerisinde olan ülkemizde, sorumluluk bilinci ile hareket etmenin, önlenebilir sebeplerle meydana gelebilecek can kayıplarını bertaraf edebileceğini belirtmek isteriz.  

 

Halk arasında "Deprem Çantası" olarak bilinen "Acil Durum Çantası" nedir? 

Acil Durum Çantası, bireylerin ev veya iş yerlerini acilen terk etmeleri gerekebilecek olası acil durum veya afetlere karşı hazırlanan, ilk 72 saat süresince yani yardım ekipleri gelene kadar, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılaması hedeflenen lojistik destek çantasıdır.  

Acil Durum Çantasının içerisinde neler olmalı?

Her çantada olması gereken standart malzemelerimiz genellikle şunlardır:

Aile bireylerinin tümüne 72 saat yetecek kadar su; mevsime uygun yedek kıyafet; yüksek kalorili ve enerji verecek konserve, kuruyemiş gibi gıdalar; sigorta poliçesi, pasaport gibi önemli evrakların fotokopileri; alkollü mendil, sabun gibi hijyenik malzemeler; ilk yardım çantası; düdük, makas, çakı, fener, pilli radyo, yedek pil gibi malzemeler ile ev ve araçların yedek anahtarları ve bir miktar para. Mümkünse mat ve uyku tulumu da uzun süre dışarıda kalmamız gereken durumlarda hayatımızı kolaylaştıracak malzemelerden...

 

Kişiye göre değişkenlik gösterecek malzemeler:

Standart malzemelerin yanı sıra, bir de bireylerin ayırt edici özelliklerine göre değişkenlik gösterecek malzemeler vardır. Örneğin bebekli ailelerin acil durum çantasında bebek bezi, mama gibi malzemeler olmalıyken, düzenli ilaç kullanan bireylerin ilaçları acil durum çantasında yer almalıdır. Yine engelli bireylerin gündelik yaşamlarını kolaylaştıran malzemelerin yedekleri de acil durum çantasında bulunmalıdır.

 

Bu çanta nerede durmalı?

Kolay ulaşılabilir ve kolay görülebilir bir yerde olmalı. Bu mutlaka bir çanta olmak zorunda değil. Örneğin, binalardan yeterince uzakta, güvenliğinden emin olunan bir depomuz varsa bu depoda veya binalardan yeterince uzakta, açık bir otaparkta bulunan bir aracımız var ise aracımızın bagajında da bu malzemeleri hazır tutulabiliriz. Burada önemli olan nokta, hazırladığımız çantanın kolay erişilebilir ve taşınabilir olması.

Bir acil durum çantası hazırlamayı tercih etmiyorsanız, acil durum malzeme listesi oluşturabilir, binayı terk ederken listeye bakarak almanız gereken malzemeleri hızlıca derleyebilirsiniz. 

 

Deprem sırasında yapmamız veya yapmamamız gerekenler nelerdir?

Deprem meydana geldiği an uygulayacağımız doğru davranış biçimi, deprem öncesi alınan tedbirlere bağlı olarak etkili olabilir.

En başta binamızın "bilimsel ilkelere ve mevcut yönetmeliklere" göre inşa edilmiş olduğundan emin olmalıyız. Sonrasında devrilebilecek eşyaları sabitlemeliyiz. Aile bireylerimiz ile birlikte deprem tatbikatı yapmalı, olası bir depreme evde yakalanırsak, evin içinde nerede korunacağımızı önceden belirlemiş olmalıyız. 

 

Bu şartlar altında deprem olursa;

Öncelikle sakin olmaya çalışmalıyız çünkü panik bize hata yaptıracaktır. Mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz. 

 

Bina içindeysek;

Öncelikle merdiven, balkon ve pencerelerden uzak durmalıyız. Eğer binamızın bilimsel ilkelere ve deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiğine eminsek ve eşyalarımızı sabitlemişsek; yerini daha önceden belirlediğimiz, ağırlık merkezi yere yakın olan eşyalarımızın yanında YAT-KORUN-TUTUN pozisyonu almalıyız. Yere yan yatıp dizleri karnımıza çekmeli, üstteki elimizle başımızı, alttaki elimizle yanına uzandığımız eşyayı tutmalı ve sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.

 

Dışarıdaysak;

Bina, üst geçit, elektrik hatları, aydınlatma direkleri, araç trafiğinin devam ettiği oto yollar ve ağaçlardan mümkün olduğunca uzak durmalı ya da uzaklaşmalıyız. Deprem anında açık alandaysak ÇÖK-KAPAN pozisyonu almalıyız. Yani diz çökmeli, ellerimizle başımızı korumalı, olası kaza ya da yaralanma risklerine karşı etrafımızı gözlemlemeli ve yine sarsıntı geçene dek beklemeliyiz. 

 

Deprem sonrasından da kısaca bahsetmemiz gerekirse;

Deprem bittikten sonra, acil durum çantamızı da yanımıza almalı; elektrik, su, doğalgaz hatlarını kapatmalı; binamızı ‘merdivenleri kullanarak’ terk etmeli ve yetkililer onay verene dek hiçbir sebeple binaya giriş yapmamalıyız. Binadan tamamen çıkana dek kibrit veya çakmak kesinlikle kullanmamalıyız.

Binayı terk ettikten sonra, komşularımız arasında yardıma ihtiyacı olan kimse yoksa daha evvel belirlediğimiz buluşma noktasına doğru hareket etmeli ve aile bireylerimiz ile bir arada bulunmalıyız. Telefonu ve sosyal medyayı gereksizse kullanmamalı, erişim ağlarını meşgul etmemeli, söylenti veya spekülasyonlara değil, resmî açıklamalara itibar etmeliyiz.

 

Depremde enkaz altında kalırsak ne yapmalıyız? 

Sakin olmaya çalışmalı, tozdan korunmak için solunum yollarımızı bir giysi parçası ile örtmeliyiz. Kibrit, çakmak gibi ateş kaynaklarını kullanmamalı, enerjimizi tasarruflu kullanmak için mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz. 

Kurtarma ekiplerinin dinleme cihazları ile çok alçak sesleri bile duyma imkanı olacağı için, sürekli bağırarak enerji harcamak yerine, belirli aralıklarda ekiplere hayatta olduğumuzu belirtecek sesler iletmeliyiz. Katı cisimler sesi ileteceği için, bir duvara ya da tesisat borusuna sert cisimlerle vurabiliriz. 

 

AKUT olarak bilinçlendirme çalışmaları kapsamında neler yapıyorsunuz?

AKUT gönüllüleri olarak, ülke genelinde her yıl ortalama 2000 ücretsiz oturum ile 100 bin vatandaşımıza TEMEL AFET BİLİNÇLENDİRME seminerleri veriyoruz.

Web sayfamızda ve sosyal medya hesaplarımızda sık sık eğitim videolarımızı paylaşıyor; basın aracılığı ile bilgilendirici makale, söyleşi vb. çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

https://www.akut.org.tr/video-galerisi

Afet Bilinci ve Önlemler El Kitapçığı basıyor, vatandaşlarımıza ücretsiz olarak ulaştırıyoruz. 

Önlenebilir sebeplerle meydana gelebilecek can kayıplarını en aza indirmek için hazırlanacak her projeye katkıda bulunmayı, bilgiyi paylaşmayı son derece önemsiyoruz.

Öğretmenlerimiz, Muhtarlarımız, Halk Eğitim Müdürlüklerimiz, Belediyelerimiz, seminer talepleri için bizlere web sayfamızdaki iletişim numaralarından her zaman ulaşabilirler. 

https://www.akut.org.tr/iletisim

Afetsiz günler diliyorum.

AKUT Basın İlişkileri Birimi 

 

 

 


DESTEK VERENLER