21 Ocak 2015 Çarşamba 11:14

                                               
 

2015 Yılı içinde kurulması planlanan AKUT Spor Kulübü Bedensel Engelliler Yelken Branşının sporcusu ve AKUT Marmaris ekibinin İletişim Lojistiği Birimi gönüllümüz Hüseyin Akbulut ile gönüllülüğün ve başarının yol haritasını konuştuk.  

Sayın Hüseyin Akbulut, kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1987 Ankara doğumluyum. İki çocuklu bir ailenin 2. Çocuğuyum. 1991 yılında Ankara’dan Marmaris' e taşındık. 15 yaşında babamı kanser hastalığı nedeniyle kaybettim. Marmaris Halk Sağlığı Merkezinde Bilgi-İşlem bölümünde memurum. 2012 yılında Paralimpik Yelken Hedef 2016 Projesi ve AKUT Arama Kurtarma Derneği ile tanıştım.

AKUT’a nasıl ve ne zaman gönüllü oldunuz? 

Dağcılık ve doğa sporlarına hep ilgi duymuşumdur. Marmaris’te bir AKUT ekibi olduğunu biliyordum çünkü bilhassa yazın her operasyonun içindeler. 2012 yılında AKUT gönüllüsü olmanın bana birçok getirisi olabileceğini, insanlar için iyi bir şeyler yapıyor olmanın da daha iyi hissetmeme imkân vereceğini düşünerek AKUT Marmaris ekibi ile irtibata geçtim. Ekip beni hemen içine katıp benimsedi. Hiç yabancılık çekmeden eğitimlere başladım. 

 

AKUT’un olağanüstü operasyonları göz önüne alındığında, gönüllü olabilmek için üstün fizik gücüne sahip olunması gerektiği gibi bir algı oluşuyor. Kolunuzdaki operasyonun yaşamınıza kattığı bir takım kısıtlamalar mutlaka vardır. Bu noktada AKUT’un engellilere kapısının açık olduğunu nereden biliyordunuz ve gönüllü olmaya nasıl cesaret etiniz?

Aslında ilk başlarda AKUT'ta verimli olup olamayacağım konusunda endişelerim vardı. Ekibe dâhil olduktan sonra bu endişelerimin yersiz olduğunu fark ettim. AKUT, ekip çalışmasının en güzel örneklerinden birisi… Herkes herkesin eksik yanlarını tamamlıyor kocaman bir insan topluluğundan tek ve kusursuz ekip ortaya çıkıyor. Ekip içinde engelimle ilgili hiçbir sorun yaşamadım tam tersi motive oldum. AKUT gönüllüsü olmak için üstün fizik gücüne gerek yok. Ekipte herkes en iyi olduğu ve eğitimlerini aldığı işi yapar. Ekipte herkes çok iyi dağcı olmak zorunda ya da enkaz altına girecek diye bir durum yok. Enkaz altında, arazide su altında, dağda operasyon yapan ekip üyelerinin, operasyonu sağlıklı bir biçimde gerçekleştirmeleri için mutlaka lojistik, iletişim, ekipman vb. ihtiyacı olacaktır. Bu çarkın sağlıklı işlemesi için operasyonel ekibe emniyetli bir yerde destek sağlamak gerekiyor ki ben de bu noktada devreye giriyorum. Denizdeki operasyonlarda dalış yapan ekibin ekipmanlarını donanmasına destek oluyor, su üstünden botla onlara destek olabiliyorum. Denizci olmamın getirdiği avantajla telsiz muhaberesini sağlayabiliyor, harita okuyabiliyorum. Karadaki arama kurtarma operasyonlarında lojistik destek sağlayabiliyor, yangın operasyonlarında söndürme çalışmalarına katılabiliyorum.


AKUT gönüllüsü olarak hangi eğitimleri aldınız?

AKUT her ne kadar sadece deprem ile hatırlansa da yalnız depremde değil, birçok afette müdahale edebilecek bir sivil toplum kuruluşu. AKUT’ta İlkyardım, Kentsel Arama Kurtarma (Enkaz), Yangın, Teknik Kurtarma eğitimleri aldım. Bu eğitimler sadece AKUT operasyonlarında değil, hayatımın birçok yerinde bana destek oldu ve olmaya da devam etmekte. Örneğin; ikinci iş olarak, yelkenli yatlarda eğitmenlik yapmaktayım. AKUT’ta aldığım eğitimler sayesinde denizde yaşanabilecek herhangi bir kaza durumunda, en hızlı ve etkili müdahaleyi nasıl yapabileceğimi öğrendim. AKUT, bana farklı bir pencere açtı. İçimdeki potansiyeli doğru kullanabilmem için ışık oldu. Ekip arkadaşlarımın desteği ve güveni kendime güvenimi, enerjimi artırdı. Sadece afetlerde gerek duyulacak bilgilerin ötesinde, hayatımın birçok alanında bana yardımcı olacak bilgiler öğrendim ve öğreniyorum.

AKUT Marmaris Ekibindeki göreviniz nedir? Operasyonlara katılıyor musunuz? 

AKUT Marmaris ekibinde İletişim Lojistiği biriminde gönüllüyüm. Bu birim, iletişim ekipman ve altyapılarının kurulmasını sorunsuz işlemesini sağlamaktadır. Gerek telsiz sistemleri gerekse navigasyon ve personel takiplerinde kullanılan ekipmanların tedariki, ön hazırlığı, işlerliği, bakımı ve onarımından sorumluyum. Operasyonlarda AKUT Marmaris ekibinin tüm haberleşme ağının kurulması şeklinde düşünebilirsiniz. Bunların yanı sıra, elimden geldiği kadar da diğer birimlere destek oluyorum.

AKUT Marmaris Ekibinin katıldığı operasyonlara yarışlar ve işten fırsat bulduğum kadarıyla katılıyorum. Kayıp Arama, Yaralı Tahliyesi gibi çeşitli operasyonlara katıldım. 2014 yazında, Marmaris Çiftlik Koyunda, sığ su bayılması geçirip boğulan bir kişiyi su altı araması sonucu bulduk. Yine geçtiğimiz aylarda Marmaris’te meydana gelen, 40 Hektar orman alanını kaybettiğimiz yangının tahliye ve söndürme çalışmalarına destek verdik gibi… 


Kolunuzun neden ampute edildiğini sorabilir miyiz? 

Elbette… 8 yaşındaydım ve balkonda oynuyordum. Yüksek gerilim hattının evimizin balkonuna çok yakın olması nedeniyle, balkon korkuluklarından elektrik akımına kapılarak ağır yaralandım. İzmir Ege Üniversitesi Hastanesinde yaklaşık 3 ay süren tedavi sırasında sağ kolum dirsek altından kesildi ve her iki ayağımdan da ikişer parmağımı kaybettim. Sol Kolumda ve sol elimde oluşan derin yanıklarda amputasyon riski oluşturduğundan sol elimi ve kolumu kurtarabilmek için sağ bacağımdan deri nakli yapıldı.

Yelken sporuna ne zaman ve nasıl başladınız? 

2012 Haziran ayında, VOV Yelken Kulübünde, 2016 Paralimpik Oyunlarına Sporcu Yetiştirme projesi ve Paralimpik Yelken Sosyal Sorumluluk Projesi ile temel yelkencilik eğitimine başladım. Volkan Hoca gerekli kayıtlar tamamlandıktan sonra, ilk olarak teorik derse davet ediyor. Sonrası ise, verilen derslere olan ilginiz ve sağlık durumunuzla doğru orantılı olarak ivme kazanıyor.

Yelken Sporundan önce benzer başarılarınız var mıydı? Yelken sporu ile hayatınızda neler değişti?

Yelkene başlamadan önce Bisiklet, Atletizm, Taekwando gibi birçok spor dalı ile ilgilendim. Ancak Yelken sporu çok yönlü… Paralimpik sınıfta yarıştığım tekneler tek kişilik, yaptığım her hata ya da doğru karar beni başarıya da hüsrana da götürür. Hızlı karar verme yetisi çok önemli. Bu spor bu özelliği geliştiriyor. Doğa sporu olması nedeniyle suyun üzerinde özgürsün. 
Fiziksel güç isteyen yelken sporu, aynı zaman da bir takım sporu olduğu için sosyal yönüm ve sosyal çevremde gözle görülür değişime neden oldu. Yelken sporu; engellilerin dikkatinin ve farkındalığının artmasını sağlayan, vücut koordinasyonunun gelişimine katkıda bulunan, öz bakım becerilerini ve kendilerine olan güven duygusu geliştiren, problem çözmeyi daha kolay öğreten, fiziksel dayanıklılığı artıran ve kasların gelişmesine yardımcı olan, kurallara uymayı, sorumluluk almayı ve paylaşmayı öğreten bir spor dalı. Yukarıdaki kavramların bir kısmına yelken sporundan önce temel düzeyde hakimken birçoğu hakkında yeterliliğe sahip değildim.

Antrenmanlarınızı nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Ne kadar antrenman yapıyorsunuz?

2016 yılına kadar, hazırlık çalışmalarımızı yarış ve kamp çalışmalarını Volkan Hoca’nın VOV Yelken Kulübü ile Cumhur Hoca’nın Gökova Yelken Kulübünde yapacağız. 
Temel eğitimlere 06-10 yaş grubu için Amerika’dan getirtilen Walker Bay 8 tekneleri ile başlanıyor. Bu tekneler kullanımının kolaylığı ve güvenliği sebebi ile tercih ediliyor.
Temel seviyede sağlık problemleriniz varsa ve yeteneğiz uygun bulunursa üst sınıflara geçiş yapıyorsunuz. Şu an bu sınıfta 7 arkadaşım Hobi Yelkenciliği yaparak yelken sporunun keyfini çıkartıyorlar. İleri seviyede güç ve teknik kabiliyeti gerektiren 2.4 MR (Paralimpik Yelkenli) sınıfında solo antrenman yapıyoruz. 
Yat yarışlarına Yarış Makinesi olarak adlandırılan bir tekne ile takım olarak katılıyoruz. Marmaris’te 12 ay Yelken yapılabilir. Kış sezonunda hafta sonları en az 2 saat, yaz sezonunda da mesaiden çıkar çıkmaz yelken de oluyorum. Eğitimlere zaman ayırmak gerekiyor.  Bu sebeple kimi zaman resmî tatillerde yelken açma fırsatı buluyoruz. 2012 Haziran ayından bugüne kadar 500 saatin üzerinde eğitim almış durumdayız.

Antrenörünüz Volkan Hatunoğlu ile nasıl bir araya geldiniz?

Volkan Hoca, Marmaris’te uzun yıllardan beri 06-18 yaş arasındaki gençlere yelken eğitimi veren başarılı bir antrenör. Milli sporcu, TYF tarafından 2008 yılında milli takıma kazandırdığı başarılı sporcular sebebiyle yılın antrenörleri arasında ödül almış başarılı bir eğitmen. 2012 yazı yerel basın ve medya aracılığı ile bedensel engelli bireylere ücretsiz yelken eğitimi verdiğini ve yetenekli bedensel engellileri lisanslı sporcu olarak 2016 Paralimpik Oyunlarına hazırlamak istediğini duyurdu. Ancak ben dahil Marmaris de yaşayan bedensel engelli bireyler ve yerel yönetimlerin konuya duyarsız kalması sebebiyle Volkan Hoca, Marmaris’te yetenek avına çıkmış. Beni de çalıştığım Marmaris Toplum Sağlığı Merkezinde mesai arkadaşımın önerisi ile buldu. “Buldu” diyorum çünkü benim ve eğitim alan diğer bedensel engelli arkadaşlarımın Yelkencilik ve Denizcilikle ilgili 2012 yılına kadar herhangi bir hedefimiz yahut ilgimiz yoktu. 

Geçtiğimiz günlerde Mersin’de bedensel engeli olmayan yelkencilerle eşit şartlarda yarıştınız. Yarış nasıl geçti? Herhangi bir zorluk çektiniz mi?

Bizlerin amacı bedensel engelli bireylerle yarışarak 2016 oyunlarına hazırlanmaktı. Ancak karşımıza bürokratik engeller çıktı. Türkiye’de birçok bedensel engelli yelkenci var ancak branşın resmî olarak kabul edilmesi, Türkiye Şampiyonasının veya yarış takviminin planlanması için en az 5 adet Yelken Kulübünün “Bedensel Engelli Yelken Şubesi” açması gerekiyor. Şu an bu sayı 2. Mersin Yelken Kulübü ve Gökova Yat Kulüpleri var. Bu sebeple antrenmanlarımızın düzeyini ve kişisel performansı görmek için yurt dışındaki yarışlara katılmak gerekiyor. Bu da ciddi bir maliyet sponsor desteği ve Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonun desteği olmadan bu yarışlara katılmak çok zor. Aslında Mersin’deki yarışlarda engelsiz sporcularla yarışmaktan başka seçeneğimiz olmadığından yarışa katıldık. Yarışlara ortopedi doktoru tarafından verilen “Uygunluk” raporu ve Türkiye Yelken Federasyonu Sporcu Lisansı ile katıldım. Yarışlarda Volkan Hoca’nın belirlediği temel hedef vardı: Yarışları 15 knot’un altındaki rüzgâr hızında DNQ puanı almadan tamamlamak. Eşit şartlarda küçük yaşlarda optimist sınıfında yelkene başlamış nerdeyse tamamı milli veya başarılı sporcular start alırken hiç zorluk çekmedim. Fiziksel boy/kilo ve ampute oluşumdan dolayı doğal şartlar kimi zaman zorladı. Volkan Hoca güvenlik sebebi ile 15 knot’ın üzerinde sadece start alamı istedi. Seri yarış sonucunda 40. sırada tamamladım. 1. gün ilk yarış 4 sporcu, 2’inci gün ilk yarış 9 sporcu, 2. Gün 2. yarış 3 sporcuyu geçerek ülke ve dünya tarihinde ilke imza attık. Laser Radial sınıfında yarışan tek bedensel engelli sporcu olarak yarışları tamamladık.

2016 Rio olimpiyatlarında Türkiye’yi temsil edecek ilk paralimpik yelkenci olmayı hedefliyorsunuz. Bu konuda ne aşamadasınız ve neler yapmanız gerekiyor?

Ülke tarihinde Dünya Bedensel Engelliler Dünya Şampiyonasında yarışmış İstanbul Yelken Kulübü sporcusu bedensel engelli sporcu Murat ETLER adlı bir sporcu var. Ancak henüz ödül kürsüsüne çıkarak başarıya imza atan sporcu yok. Yararlanıcısı olduğum projenin amacı; ülke yelkenciliğine farklı açılardan bakarak bedensel engelli sporcuların da başarıya imza atabileceğini kanıtlamak. Tüm spor branşları için Olimpiyatlar, kariyerin zirve noktasıdır. Biziler için ise Paralimpik Oyunlar.  Önümüzde 3,5 yıllık süreç var. 2012 yılından beri teorik ve pratik eğitimler aralıksız devam ediyor.  Yakın zamanda Volkan Hocanın desteği ile ihtiyacımız olan bedensel engelli bizler için dizayn edilen teknenin sponsorluk anlaşmalarını ERGO SİGORTA, İNCEKARALAR A.Ş. , Marlin Yatçılık ve AEG Marine ile yaptık. 4 sporcunun kullanımı için 2 adet özel tekne Polonya’dan geldi. Takım arkadaşlarım da 2.4 MR sınıfı tekne ile eksiklerimizi tamamlayarak antrenmanların zorluk derecesinin artırarak devam edecek.

Paralimpik Yelkenci eğitim ve gelişim kampında ilk kez size özel tasarlanan tekneyi kullandınız. Nasıl bir tekneydi bu? Biraz bahsedebilir misiniz?

Bizler, temel eğitimleri ve ileri seviye eğitimleri profesyonel eğitmenler eşliğinde, standart teknelerle aldık ve antrenman yaptık. Kullanım kolaylığı ve manevra kabiliyeti Laser sınıfı tekneye göre oldukça kolaydı. Güç kullanmanıza gerek kalmadan piyano sistemi sayesinde trim yaparken pedallarla tekneye manevralar yaptırabiliyorsunuz. 2.4 MR sınıfı tekneyi kullanmaya başladığımda ben 2016 Paralimpik Oyunlarında “ülkeme madalya kazandırırım” dedim kendi kendime ve o günden bugüne rüyalarıma giriyor. 2016 Paralimpik Oyunlarının açılış videosu, heyecanım ve hırsım her geçen gün artarak devam ediyor.

Olimpiyatlara katılırsanız nasıl bir tekne kullanacaksınız?

2.4 MR sınıfı tekne tamamen bedensel engelli bireyler için dizayn edilmiş, güvelik tedbirleri yüksek düzeyde tasarlanmış, tek kişilik bir tekne. Bu tekne ayaklarınız hatta bacaklarınız dahi olmasa dahi, ellerinizde yönlendirebileceğiniz donanıma sahip.  4.16 m boyunda, donanımlı ağırlığı 260 kg (175 kg kurşun ağırlığı) ağırlığında, 7.5 m² ana yelken – 4,65m² flok alanına sahip paralimpik yarış sınıfı bir tekne. Sponsor bulabilirsek bu tekne ile katılmayı arzu ediyorum. 

Bu kategorideki uluslararası yarışlar nelerdir?

Yılda 11 adet resmî yarış var. Bunlar 2016 yılı için ülke puanı veren yarışlar. Tamamı yurt dışında ulusal yarışların maliyeti ile uluslararası yarış maliyetleri arasında 10/1 oranında ciddi fark var. Bizler bedensel engelli bireylerin yelken yapabileceğini ve yarışabileceğini kanıtladık. 
Sponsor olmadan, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu veya Spor Bakanlığı’nın desteği olmadan uluslararası yarışlarda ülkemi temsil etmek imkânsız değil, ancak hayli zor. Bu noktada destekleri görmek istediğimizin de altını çizeyim.

Hem hayatınızı idame ettirmek zorunda olduğunuz için çalıştığınız bir işiniz var, hem ülkenin en önemli STK’larından birinde, stratejik bir pozisyonda gönüllü olarak görev alıyorsunuz hem de profesyonel lisanslı bir sporcusunuz. Hepsine yetişmenizin sırrı nedir?

Aslında buna sır denemez sadece yapmak istiyorum ve yapıyorum. İstemek her zaman iyi bir başlangıç… AKUT’ta eğitimlerimiz genelde hafta içi akşamları oluyor ve dolayısıyla işimi etkileyen bir durum olmuyor. Hafta sonları olan eğitimler önceden planlı oluyor. Yarışım ve yahut antrenman için uygun hava koşulları yok ise hafta sonlarında eğitimlere katılıyorum. Operasyon olduğunda işyerimden izin alıyorum müdürlerim bu konuda çok anlayışlılar.  

AKUT’a dönecek olursak; AKUT bir ekip çalışmasının en güzel örneği. Yelken ise bireysel bir spor Bu noktada AKUT’ta çatışma yahut bocalama yaşıyor musunuz? 

Yelken olimpik teknelerde hem solo yapılan hem de daha büyük teknelerde takım olarak yapılan bir spor. Takım çalışması konusunda yelken disiplinini bildiğim için AKUT'ta hiçbir zorluk yaşamadım ve her zaman ekip arkadaşlarıma güvendim. 

Türkiye bedensel engelli açık deniz uzun yol rekorunu kırdığınız için Muğla Amatör Spor Federasyonu tarafından Bedensel engelli spor branşında yılın sporcusu ödülünü aldınız. Bu ödül hakkında bilgi verebilir misiniz?

2012 yılında doğuştan beyin felçli 17 yaşındaki Cansın Yemlihaoğlu, babası Hakan Yemlihaoğlu ile 12 metrelik yelkenli tekneyle 12 Mayıs’ta İstanbul’dan başladığı yolculukta 19 Mayıs'da  Samsuna vararak 377.35 deniz mili ile Türkiye’de Bedensel Engelli Bireylerin Yelken sporunu yapabileceğini hatta rekor elde edebileceğini kanıtlamıştı. Bu  proje çok sayıda engelli gence hayallerini gerçekleştirmeleri için imkân sağladı.

Marmaris Uluslararası Yelken Kulübü düzenlediği Marmaris yarış haftasını bitirdikten sonra hocaların hocası olarak tanınan ve benim de eğitim sponsorum olan Cumhur Gökova Tarafından Marmaris-İsrail-Kıbrıs-Mersin etabından oluşan Christmas Regatta’ya davet edildim. Bedensel engelli yelken antrenörlüğü eğitimini tamamlayabilmek için eksik deniz millerimi tamamlamam için büyük bir fırsattı. Ben de gerekli hazırlıklarımı yaparak katıldım. Aslında bu regattanın bir rekor getireceğinden habersizdim. Asıl katılma amacım fırtına deneyimi yaşamak ve açık deniz tecrübesi edinmekti. Marmaris’e döndüğümde bu seyrin bir rekor olduğunu antrenörümden öğrendim. Benim için büyük sürpriz oldu.

Bu seyire Gökova III isimli tekneyle katıldık 40,7 feet uzunluğunda tek direkli bir yelkenli. Ekip de Uzaklar II isimli yelkenliyle Horn burnunu geçerek Güney kutbuna Antartika’ya giden 4 yıl dünya denizlerinde seyir yapan Sibel Karasu'da vardı. Ekip de 7 kişiydik 5 kursiyer Sibel Karasu ve ben.  Emekli İzmir’den beyin cerrahı doktor abimiz Melih Özalp, Turizmci ve yelken tutkunu İstanbul dan Tayfun Atakan, İngiltere'de öğretim görevlisi ve maceraperest Mehmet Ağca, Rusyadan katılan 2 kursiyerimiz Mikael ve Alex.

Bu seyirden önce Cumhur GÖKOVA nın fırtına eğitimlerine katılmıştım fakat 30 knot üzeri havada denize çıkmamıştım. Regatta öncesi denize adam düşmesi, gps, harita, faça yelken, ilk yardım, camadan atma, yelken küçültme, yelken tamiri, eğitimlerini tamamladım. Öğrendiklerimi uygulamak ve gerçek bir macera için fırtınaya çıkmaya tam olarak hazır hissettiğimde çıkmaya karar verdim. Her şey yolunda gitti 2 haftada 5 fırtına geçirdik 45 knot rüzgâr, 5 metre boyu dalga, yoğun yağmur ve dolu yağışı altında hiçbir hasar ve yaralanma olmadan regattayı bitirdik.

Eklemek istedikleriniz var mı?

Bu imkânı bana vererek duygularımı anlatma fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür ederim.

 

AKUT Marmaris Ekibi Gönüllüsü Hasan Hüseyin Akbulut
AKUT Marmaris Basın İlişkileri Birimi 

 


 


DESTEK VERENLER